“Tuning the Past: Geçmişi Akort Etmek” Venedik’te Makam Müziği Çalışma Gününden İzlenimler

//“Tuning the Past: Geçmişi Akort Etmek” Venedik’te Makam Müziği Çalışma Gününden İzlenimler

09/04/2018 / Genel / Zeynep Yıldız Abbasoğlu,

“Tuning the Past: Geçmişi Akort Etmek” Venedik’te Makam Müziği Çalışma Gününden İzlenimler

2018 yılının ilk aylarında, Routledge yayınevinden SOAS Musicology Series’in bir parçası olarak son dönem müzikoloji çalışmaları arasında kendine çok önemli bir yer bulacak olan bir kitap yayınlandı: “Theory and Practice in the Music of the  Islamic World: Essays in Honour of Owen Wright”.[1] King’s College’dan Martin Stokes ve Soas’tan Rachel Harris’in editörlüğünü yaptığı ve on yedi yazarın makalesinin yer aldığı kitap Owen Wright’ın İslam ve Orta Doğu müzikleri üzerine yaptığı çalışmalar için bir teşekkür mahiyeti taşıyor. Kitaba katkıda bulunan araştırmacılar, Owen Wright’ın çalışma arkadaşı veya öğrencisi olarak onunla etkileşimde bulunmuş olup, makam müziğinin Hindistan’dan Yunanistan’a uzanan geniş dünyası hakkında, tarihsel veya analitik müzikoloji alanlarında önemli çalışmalar yapmaya devam eden akademisyenlerden oluşuyor.

Venedik’te yer alan Universita Ca’Foscari Venezia’da ve bu üniversiteyle işbirliği içindeki bir müzik enstitüsü olan Fondazione Giorgio Cini’de akademik çalışmalarını sürdüren Giovanni de Zorzi, kitaba katkıda bulunan akademisyenlerden biri. Çalışmalarını, Osmanlı müziği üzerine yoğunlaştıran ve bu bağlamda kendi kurumunda her sene, bütün dünyadaki makam müziği icracılarının oldukça ilgisine mazhar olan workshoplar ve konferanslar düzenlenmesine öncülük eden De Zorzi, kitabın yayınlanmasından birkaç ay sonra, 7 Mart 2018 tarihinde, yine Owen Wright onuruna ve kitaba katkıda bulunan araştırmacıların bir kısmının katıldığı bir çalışma günü (Study Day) organize etti. Owen Wright’ın da iştirak ettiği (ki uzun bir aradan sonra katıldığı ilk etkinlik olduğu söylendi) ve makam müziği alanında oldukça önemli akademisyenlerin bir arada bulunup araştırmalarını sunduğu bu  “Study day” hiç şüphesiz son yılların en önemli etkinliklerinden biri olmaya adaydı. Bu yüzden, Anakronik editörlerinden Hasan Baran Fırat ve ben de bu etkinlikte hazır bulunduk. Aşağıda, konuşmaların hepsi hakkında değil ama dikkatimi çeken bazıları hakkında bir değerlendirmemi bulabilirsiniz.

Venedik’in tarih ve kültürle dolu atmosferinde gerçekleşen bu bir günlük konferans, oldukça keyifli başladı. İlk olarak, ev sahibi üniversite ve enstitünün temsilcileri bir selamlama konuşması yaptılar. Ardından, Giovanni De Zorzi, “Between Enderûn and Bîrûn, Between the Centre and the Periphery, between…Constantinople and Venice” (Enderûn ve Bîrûn arasında, merkez ve etrafı arasında, Konstantin ve Venedik arasında) gibi ilgi çekici bir başlığa sahip sunumunda, erken dönem Osmanlı müziği üzerine yazılmış İtalyanca kaynaklara değindikten sonra, üniversite ve enstitü kapsamında gerçekleştirdikleri Osmanlı müziği ile ilgili çalışmalara dair bilgi verdi. Özellikle, Fondazione Giorgio Cini’nin ev sahipliğinde ve Kudsi Erguner’in yönetmenliğinde yılda bir kere konser veren, Bîrûn Ensemble hakkında fotoğraflar eşliğinde bir sunum yaptı. Her yıl, Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinden genç icracıların, cv ve bir icra kaydı göndererek aday olduğu, seçilenlerin bir hafta boyunca Venedik’teki eşsiz San Giorgio adasında Kudsi Erguner rehberliğinde belirlenen bir repertuvar üzerine çalışmalara katıldığı, Türkiye’deki genç icracılar için çok farklı kapılar araladığına şahit olduğum, önemli bir organizasyon. Bu bir hafta içinde, bu repertuvarın kaydı alınıyor ve bir sonraki sene albümü yayınlanıyor ki bu da önemli bir arşiv kaydı. Aynı zamanda neyzen olan Giovanni De Zorzi, sanırım bulunduğu üniversitede Osmanlı müziği ile bu kadar yakından ilgilenen tek akademisyen olmasına rağmen, kısa zamanda böyle ses getiren ve oldukça faydalı organizasyonlar gerçekleştirmesi hem kendi başarısı hem de üniversite ve enstitülerin sunabileceği imkânların önemini vurgulaması açısından oldukça ibret verici.[2]

Programdaki akademik sunumlardan ilki, Owen Wright tarafından gerçekleştirildi. “The Peregrinations of Panjgah”(Pençgâh’ın Seyirleri) başlıklı bu sunumunda Owen Wright, tarihteki Pençgâh makamı seyirleri üzerine analitik karşılaştırmalar yaptığı ve Pençgâh’ın tarih içindeki değişiminin izini sürdüğü yepyeni bir çalışmasını sundu. Owen Wright için, makam müziği tarihinde bir daha kolay kolay yetişmeyecek, üretkenlik ve nitelik konusunda kendi koyduğu sınırları dahi zorlayan ve çalışmalarıyla bu alanda hemen herkese ilham kaynağı olan, kutup bir âlim desem abartmış olmam sanırım. Kendi onuruna düzenlenmiş bir toplantıda bir selam ve teşekkür konuşması yapıp yerine geçseydi kimse itiraz etmezdi. Ancak o yine gayet ufuk açıcı ve ciddi emek ürünü bir çalışmasını sunmayı tercih etti. Owen Wright’ın Safevi döneminden bir müzik risalesini incelediği yepyeni bir kitabı da yayınlanmak üzere olduğu için, kendi adıma bu değerli ilim adamının çalışmalarını keyifle ve hayretle izlemeye devam ediyorum. Bu konferansta kendisiyle tanışmak ve meşhur kitabı Words Without Songs’u imzalatmak da benim heybemi dolduran kazançlardan oldu.

Konferansta benim ilgimi çeken konuşmalardan bir diğeri, Anna Contadini’ye ait “Enchanting Sounds in Books of Animals” (Hayvan Kitaplarındaki Büyüleyici Sesler) başlıklı konuşma idi. Acaibü’l-Mahlûkat gibi risalelerde, müzikle ilişkili olan hayvanlarla ilgili bu metinler arası çalışmasında Contadini, oldukça ilginç veriler sundu. Tarihi bağlamda müziğin izini sürerken, sadece müzik risaleleri veya güfte mecmuaları gibi doğrudan müzikle ilgili metinlere değil, divan, mesnevi gibi manzum ya da astronomi gibi riyazi metinlere de bakmak gerektiğini düşünüyorum. Ancak Contadini’nin odaklandığı gibi epey farklı görünen alanlardan metinler de pek çok heyecan verici bilgi ortaya koyabiliyor.

Katherine Schofield, Hindistan’ın İslam coğrafyasında Babürlü/Moğol dönemi müzik tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan bir isim. Konferansta, “The Courtesan and the Memsahib: Khanum Jan, Sophia Plowden, and their Hindustani Airs” (Cariye ve Memsahib [Hindistan’da Avrupalı Kadınlar için kullanılan bir sıfat] : Khanum Jan, Sophia Plowden ve onların Hindistan havaları) başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Bu sunumda, Kuzey Hindistan’ın Lucknow şehrinde, şarkıcı ve dansçı bir cariye olan Khanum Jan’ın ilgi çekici hikâyesini, görseller ve müzik eşliğinde anlattı. İngiliz bir asilzade olan Sophia Plowden ile olan ilişkisi sayesinde, bu cariyenin söylediği şarkılar klavsen için notaya alınmış ve saray ve çevresinde çalınmaya başlanmış. Schofield, Lucknow sarayında çalınıp söylenen bu şarkıların, kendinden önceki 200 yıllık bir geçmişi yansıtabileceğini, böylelikle Babürlü sarayına ait şarkıların izinin sürülebileceğini belirttiği konuşmasında, şarkılardan küçük pasajlar seslendirmeyi ihmal etmedi.

Konferansın “Ottoman Music Section”ında dört farklı konuşmacı vardı: Kudsi Erguner, Mehmet Uğur Ekinci, Jacob Olley ve Panogiotis Poulos. Kudsi Erguner’in konuşması oldukça samimi bir havada seyretti. Erguner, “Differences between the Theory of Cantemir, the System of Arel and the Actual Performing of Makam music” (Kantemir’in Teorisi, Arel Sistemi ve Makam Müziğinin Gerçek İcrası Arasındaki Farklar) başlıklı sunumuna, konferansın ve kitabın isminde geçen “Music of the Islamic World” (İslam Dünyası Müziği) tanımlamasının doğru olmadığını, çünkü bahsi geçen coğrafyalarda sadece İslami müzikler olmadığını, eğer Makam Müziği tanımlaması kullanılırsa daha isabetli bir ifade olacağını belirterek başladı. Konuşmasında genel olarak, Kantemir’in notalarının ve teorisinin keşfinin, tarihi bir materyal olarak Türk müziği icrasında açtığı kapıları ve beraberinde getirdiği sorunları, teorik olarak müzik eğitimine hâkim olan Arel sisteminin problemlerini ve güncel Türk müziği icrasının bütün bunların neresinde durduğunu anlattı. Konuşmasını, günün sonunda icra edilecek konserin ismine atıfta bulunarak, “geçmişi akord etmek çok hoş bir fikir, ancak bugünü de akort etmemiz gerektiğini düşünüyorum ki bu, geçmişi akort etmekten çok daha karışık bir mesele” sözleriyle sonlandırdı.

Mehmet Uğur Ekinci, “The Oldest Peşrev in the ‘Piyasa’”(‘Piyasa’daki En Eski Peşrev) başlıklı sunumuna, öncelikle Türk dinleyicilerin aşina olduğu, piyasanın ve müzikte piyasa icrasının tanımını yapmakla başladı. Piyasa’da icra edilen fasıllar hakkında da kısaca bilgi veren Ekinci, fasılların başında icra edilen peşrevlerin genelde 19.yy sonu, 20.yy. başı bestecilerine ait olduğunu ancak konuşmasında bahsedeceği peşrevin, kendisinin transkripsiyonunu yapıp yayınladığı Kevserî mecmuasında[3] yer alan ve 18.yy’ın ortalarında bestelenmiş sıra dışı bir peşrev olduğunu söyledi. Ardından, bu Uşşak Peşrev’in günümüz piyasasında, Uşşak Faslı başında çalınan en meşhur iki peşrevden biri olduğunu söyledi ve piyasa dışında pek icra edilmeyen en eski Peşrev olduğu tespitini dile getirdi. Eserin Trt arşivinden alınmış notasını ekrana getirip, piyasa icracıları tarafından icra edilen bir kaydını dinletti ve nota ile icra arasındaki farkları vurguladı. Daha sonra, bugün Kanbosoğlu Mehmed Çelebi’ye ithaf edilen peşrevin Kantemir mecmuası ve diğer kaynaklardaki izini sürdüğünde bestekârının Kanbosoğlu olmadığını, ancak Kanbosoğlu’nun bestelediği bir Uşşak Peşrev’e nazire olarak bestelenmiş olduğunu belirtti. Bu ikisinin birbirine çok benzediğini ancak farklı iki peşrev olduğuna dikkat çektikten sonra, Kevseri Mecmuasında görülen bu peşrevin, 18.yy’dan 20.yy’a gelene kadar geçirdiği değişimleri, 19.yy’da Hamparsum notasıyla yazılmış bazı versiyonlar sayesinde inceleyebildiğini anlattı ve çok büyük bir değişim göremediğini belirtti. Bu eserin, sadece piyasa fasıllarında çalınıp, klasik fasıllarda çalınmıyor olmasına tekrar dikkat çektikten sonra, 20.yy başında, bu kategorizasyonun yapıldığını düşündüğünü sözlerine ekledi. Konuşmasını peşrevin 20.yy ortalarında icra edilmiş ve ilk dinlettiğinden oldukça farklı olan bir kaydı dinleterek bitirdi. Türkiye’den, -üstelik çok farklı bir alanda akademisyen olmasına rağmen-, hem yayınladığı Kevserî mecmuası transkripsiyonu ile hem de nitelikli araştırmalarıyla uluslararası platformlarda müzikoloji adına önemli bakış açıları sunan bu genç akademisyenle gurur duymamak mümkün değil.

Jacob Olley ise “The Critical Edition of Ottoman Notated Manuscripts: Reflections on Methodology and the Conundrum of Historical Change” (Osmanlı dönemi Nota Yazmalarının Kritik Edisyonu: Metodoloji Üzerine Düşünceler ve Tarihsel Değişim Bilmecesi) başlıklı sunumunda, Münster Üniversitesi’ne bağlı Corpus Musica Ottomanica[4] (CMO) çatısı altında, çeşitli kütüphanelerde bulunan Hamparsum notaları üzerine yapılan arşiv çalışmasının metodolojisi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Yakın zamanda ilgililerin dikkatine sunulacak çalışmayı –web sitesinden- örnek görseller ile tanıttığı sunum, aynı zamanda Türk müziği üzerine yapılmış en ciddi tasnif çalışmasıyla buluşacağımızın da müjdecisiydi. Görece karanlık 18.yy müziğini bir nebze daha aydınlatmaya muktedir olabilecek bu arşiv üzerine çalışan Olley, kitapta da yer alan makalesine[5] paralel bir biçimde melodik yoğunluk ve ritmik ağırlaşma üzerinden elde ettiği verileri Owen Wright’ın önceki çalışmaları ile karşılaştırarak sundu.

Konferansta bazı konuşmacılar ne yazık ki hem zamanı iyi kullanamayıp kendilerine verilen süreyi aştıkları için hem de sürekli önlerindeki metne bakarak ve monoton bir şekilde konuştukları için dinleyicilerin konuşmaya odaklanmasını epeyce zorlaştırdılar. Her konuşmacıya 20 dakika verilmiş olmasına rağmen, bazı konuşmacılar bu süreyi aştıkları için program sarktı ve akademik sunumların olduğu bölüm, planlanan saatten bir saat sonra sona erdi. Bu yüzden, konsere kadar planlanan bir buçuk saatlik ara sadece yarım saat olabildi.

Günün sonundaki konser, “Tuning the Past: New Music from Ancient Manuscripts” (Geçmişi Akord Etmek: Eski Yazmalardan Yeni Müzik) üst başlığını taşıyordu. Bu konserde dört farklı grubun dinletisi gerçekleşti. İlk olarak, Giovanni De Zorzi (ney), Stefano Albarello (kanun) ve Fabio Tricomi (zarb, daf)’den oluşan Ensemble Maraghi, Ali Ufkî’nin mecmuasından (BNF Turc 292) seçtikleri bazı eserleri icra ettiler. İkinci olarak, Jacob Olley (ney) ve Mehmet Uğur Ekinci (kanun), iki eserin, Kevserî Mecmuası’ndan ve Hamparsum notasının eski örneklerinden iki farklı versiyonunu çaldılar. Üçüncü olarak, Eleni Kallimopoulou (kemençe) ve Panagiotis Poulos (lavta), 19.yy’da yayınlanmış “Ottoman-Greek” müzik mecmualarından eserler icra ettiler. Bu ikilinin çaldığı son eser olan Sultan Abdülaziz’in Hicaz Sirto yorumundaki süslemeler, eserin Türkiye’de icra edildiği şeklinden oldukça farklı bir hava taşıyordu. Son olarak, Kudsi Ergüner (ney) ve Mehmet Uğur Ekinci (kanun), Kantemir’in notalarından bazı örnekler icra ettiler ve konser sona erdi. Özellikle son ikilinin dinletisinden oldukça keyif aldığımı söyleyebilirim. Genel olarak icracıların yeterince prova yapmadığı belli olsa da, akademik bir etkinliğin sonunda yer alan ekstra bir hoşluk olarak düşünüldüğü için kendilerini keyifle dinlettiler.

Sonuç olarak Venedik, makam müziğinin analitik ve tarihi çalışmaları açısından çok önemli bir gün geçirdi. Böyle önemli ve verimli toplantıların Türkiye’de organize edilmesini, bu alanda yapılmış ciddi çalışmaların derlenerek Türkiye’deki genç müzik araştırmacılarına ulaştırılabilmesini ve en önemlisi, Owen Wright gibi, makam müziği ve Osmanlı müziği hakkındaki analitik/tarihi çalışmalarıyla, Türkiye müzikolojisinin aslında çok şey borçlu olduğu değerli bir ismin, Türkiye’de de onurlandırılabilmesini çok arzu ederdim.


[1] Theory and Practice in the Music of the Islamic World: Essays in Honour of Owen Wright, ed. Martin Stokes, Rachel Harris, Routledge, London, 2018.

[2] Bu organizasyona şimdiye kadar (talep edilmesine rağmen) Türkiye’den herhangi bir kurumun sponsor olmadığı bilgisini aldık. Türkiye’deki herhangi bir devlet kurumu için oldukça düşük maliyetli ve getirisi oldukça yüksek böyle bir etkinliğe şimdiye kadar hiçbir destek bulunamadığını duymak üzücü. Ancak bu seneki etkinliğe İtü’den katılacak gençlerin masraflarının İtü tarafından karşılandığını öğrendik. Bu etkinlik hakkında daha ayrıntılı bilgi için, enstitünün sayfasını ziyaret edebilirsiniz: http://www.cini.it/

[3] Mehmet Uğur Ekinci, Kevseri Mecmuası: 18. Yüzyıl Saz Müziği Külliyatı, Pan Yayıncılık, İstanbul, 2016.

[4] https://www.uni-muenster.de/CMO-Edition/en/index.html

[5] Jacob Olley, “Towards a new theory of historical change in the Ottoman instrumental repertoire”, Theory and Practice in the Music of the Islamic World: Essays in Honour of Owen Wright, ed. Martin Stokes, Rachel Harris, Routledge, London, 2018, s.22-41.

| 2018-04-09T14:02:01+00:00 9 Nisan , 2018|Genel|0 Comments

Yazar Hakkında: